There only exists ideas. Ideas are forever.

There only exists ideas. Ideas are forever.
There only exists ideas. Ideas are forever.
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2016 Cumartesi

Bi Deniz Dolusu Gülüşün Var





Bi deniz dolusu gülüşün var, bilmezler. 
Kaşların ince ince yağan kar, 
Oyalar hasretimi bakışların.
Geceleri sensiz bir çığlık bırakır mısralarım, duymazlar.
Nefretin bir yağmurlar senfonisi 
Yağar hatalarımın üstüne, hissetmezler.
Yakar damlalar gözyaşlarımı 
Bi çocuk gibi dokunurum ateşine 
Yanacağımı bile bile 
Bir aşk kokusu yayılır yanan ellerimden, almazlar.
Tutarım zamanı sen gülerken 
Geçmesin gülüşünü yelkovan 5 dk bile
Onlar anlamazlar.
Öperim geceye savrulan kirpiklerini
Bir şey gıdıklar içini, ürperirsin
Ayaz bir rüzgar esti sanar, aldırmazlar.
Ölürüm tenine bi defacık dokunsam 
Sonbahar geldi sanar, ağlamazlar.

Cengiz GÜLER

14 Ocak 2016 Perşembe

Geceleri Bir Sensizlik Tutuyor İçimi...



GECE

Geceleri bir sensizlik tutuyor içimi, uyuyamıyorum...
Adını koyamadığım bir şey düğümleniyor boğazıma
Soğuk soğuk terliyorum. 
Anılar doluyor gözlerime 
Kayayı delmeye çalışan sızıntı gibi akmaya çalışıyor. 
Kahpe bir yağmur yağıyor dışarıda 
Teninin kokusu karışmış toprak kokusuna 
Sokak lambaları halime gülüyor, 
Sigaram sırılsıklam...
Gölgelerini takip etmeye çalışıyorum.

Sonra bir merhamet tutuyor içimi 
Bakışların geliyor gözümün önüne 
Gözlerinin beyazında boğuluyorum 
Sanki hiç bir şey olmamış 
Hani değmemiş gölgene başka gölgeler
Nefesinde hala o ilk günkü masumluk...

Sonra... Sonra bir nefret tutuyor içimi 
Nevrim feleğin çarkı gibi dönüyor. 
Gecenin ayazından daha keskin, 
Al yanaklarına dokunmaya kıyamayan ellerim.
Yalnızlığın dumanı tutuyor içimi 
Yaktığım her sigarada bir cana kıyıyorum.

Cengiz GÜLER

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Gece Yarısı Ekspresi- Cengiz Güler


GECE YARISI EKSPRESİ

Ve susar zaman
Gece indi mi gözlerine...
Seni bana düşman eder,
Beni karanlığa sürgün...
Tutar ellerinden bir kahpe rüzgar,
Silmeye çalışır izlerini bıraktığım terlerin...
Ay bile siyaha boyanır
Sonsuzluk tebessümünde gizlenir...
Ve yağmurlar yağar bu şehre...
Seni bana düşman eder,
Beni hasretine sürgün.

Cengiz GÜLER- PAU İngiliz Dili ve Edebiyatı

20 Kasım 2014 Perşembe

Yalnızlık Nedir?

yalnızlık nedir ?
etrafında kimsen olmaması mı
yoksa aklında düşünecek kimsenin olmaması

öldüğünde arkandan üzülecek insanların olmaması mıdır yalnızlık
yoksa uzattığımda boş kalan ellerim mi

rüyalarında bile istediğin kişiyi görememek
ya da ölürken seni düşündüğümde
adını bile hatırlayamıyor olmam yalnızlık mıdır
her geçen kızı sana benzetip
benzemez kimse sana şarkılarını armağan etmek mi yoksa

ömür boyu mu yalnızlık gerçekten ?
yani bu ömürde Rab'den uzak olduğumuz her an
yalnız mıyız aslında ?

Kordondaki deniz kokusu mu yalnızlık ?
Gözyaşıyla denize atılan şişeler mi yoksa?
Seni seviyorum dediğim andaki sessizlik mi
o kahreden, o rüzgarlı, o soğuk sessizlik...

Telefonun hiç çalmaması mı yoksa bu yalnızlık?
Her çalan telefona sen diye koşmak
Aramaya kalktığımda ise
arayacak kimsemin olmaması mı

nasıl bir şey bu yalnızlık
buz gibi hem içini yakıp insanın
hem de dondurur mu bedeni
batar mı kalbe iğne gibi

Kaçılmaz mı yalnızlıktan yani ?
sen her zamanki gibi işe giderken
tutsam kollarından
gökyüzü gibi masmavi hayallerimi sunsam sana
hani baloncu gören çocuk gibi
gülse gözlerinin içi
yine duyar mıyız onun sesini
kokusu gelir mi gene burnumuza akşamları
hatırlar mıyım yüzünü ölürken
dokunsam tenine yakar mısın içimi
buz kesmiş duygularımı çözer misin
çözer misin aşk nedir bilmeyen dilsizin dilini
hadi bakalım korkular prensesi
göster hünerini... göster yüreğini...


Cengiz Güler
Paü-İngiliz Dili ve Edebiyatı

26 Eylül 2014 Cuma

Sevmek Seni



Yağmur kokardı senin saçların
En kurak günlerde bile...
Toprak kokardı hayallerim
Sen savurunca saçlarını...
Nefesine dokunmak
Yanmak... Buzun içinde yanmak.
Ani ve keskin.
Gözlerinin etrafında dolanmak, ateş böcekleri gibi
Sevmek seni
Gökyüzünü sever gibi
Sürekli göz önünde,
Ama her daim çok uzakta...

Cengiz GÜLER

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Maskeler ve Ölüler


 
 
Hiç kendinizi boşlukta hissettiniz mi?

Sanki havada asılı kalıyormuş gibi

Kalabalık bir caddede

Tanımadığınız onca insan maskesi varken etrafta...

 

Hiç içinizde bir boşluk hissetiniz mi ?

Ana rahmi gibi karanlık...

Ve gittikçe büyüyen içinizde

Sizden beslenen bir boşluk

 

Söyleyecek çok şeyiniz olduğu halde

İfade edecek bir kelime bulamadığınız oldu mu?

Şarkılar dinleyip duygularınızı notalara yüklediniz mi hiç ?

Her şarkı sizi anlattı mı

 

İnsanlardan nefret ettiniz mi içten içe ?

Hayat anlamsız, arkadaşlıklar boş geldi mi hiç ?

Bu dünyadan gitsem

Acaba boşluğum hissedilir mi dediniz mi

Evrende olmasa bile gönüllerde...

 

Çekip gitmek istediniz mi hiç uzaklara ?

Güneye giden kuşlar gibi...

Çekip gitmeyi bile beceremediğiniz oldu mu ?

Dalıp gittiniz mi uzaklara

Gece yatmadan önce karanlıkta

 

Hiç kendiniz olabildiniz mi sokakta ?

Yoksa korkup saklandınız mı sürekli

O rengarenk maskelerinizin ardına ?

 

Hiç başkalarının sorunlarını dinlerken

Kendi dertleriniz ruhunuzu kemirip durdu mu

Yeter artık diye bağırmak istediniz mi en yakınlarınıza?

Belki de onlarca kez bağırdınız

Ama onlar anlayamadı...

 

Haberlerdeki onca ölü insanları görünce

Artık içinizin acımadığını fark ettiniz mi?

Hatta normal karşıladığınızı...

Ve sizin de aslında kalbi atan ölüler olduğunuzu

Hiç fark ettiniz mi ?

 

Cengiz Güler

 

27 Nisan 2014 Pazar

WAVE


 
I told you not to go to the shore of your heart,

But to come closer to be one of my little part.

As the sea makes you discard with its wave.

For you I will pave

However much I cried in the cave

If the wave took you away from me in sea,

I would die of the bends.

If the wave took you away from me in deep water,

 I can not stand your absence.

Then, my heart would become a boat

your love envelops me like a coat,

and become sail-cloth against wind.

My tears  would look like rain,

nothing could give me a gain,

rather than so much pain.

I would be scattered around the way you sail,

in two shakes of a lamb's tail.

Now, your letter in which my hope dwells

reaches to the the shore of my heart,

but this letter does not satisfy me crying my heart out.
I dunno my life will last how much longer.  

 HÜSEYİN ÖZBAY